Dj'lik. Herkesin gözünde karizmanın doruğa çıktığı bir meslek. Evet
gerçektende karizma bir meslek. Ama bir o kadarda emek, beceri ve en
önemlisi ruh isteyen bir meslektir Dj'lik.
Dj o müesesenin baş
tacıdır. Orayı ya batırır ya doruğa çıkarır. Dj in en son görevi
insanları piste çıkarıp eğlendirmektedir. Evet yanlış anlamadınız
profosiyonel bir Dj önce müesesesine para kazandırmalıdır. Mantıken
insanları ilk etapta piste yığarsa , o müesese para kazanamaz. Bu
gerçek malesef ülkemizde göz ardı edilmektedir. İnsanların kontrolü
Dj'in elindedir. Günün belli saatlerinde insanları piste çıkarıp
eğlendirmek yerine, çalacağı müziklerle onlara yön verir:) yani onları
bara , yönlendirir. Kanını direk harekete geçirmez. Önce o kanı alkolle
doldurması gerekmektedir. . Sonraki aşamalarda yükselen ve sistematik
bir grafikle hareket başlamalıdır. Ve doyum noktasına gelince kan. İşta
o zaman eğlence başlamıştır. Kasalar para doldu şimdi eğlenme
zamanı.Tempo grafik çizgisi yükselirken, düşüşü yapmak için en az 1
saate ihtiyaç vardır, aksi durumda 3 dk yeterlidir. Distort ve
türbilanstan uzak, bpm kontrollü bir program bütün insanları sizin
mekana bağlar. Bunu unutmayın.
Turntable
- Plakların çalındığı, en temel alet. Beat matching'i kolaylaştırmak
amacıyla tercihen direct drive (kendinden motorlu) olmasında fayda var.
Stylus - Plakların üzerindeki izlerde kayıtlı olan müziği okuyan "iğne".
Pitch Control Slider - Çalınan plağın dönme hızını artıran ya da azaltan düğme.
Mixer
- İki turntable'ın da bağlı olduğu, ses, bas, fade, gibi temel
ayarların yapıldığı, aslında bütün mixin kontrol edildiği ünite.
Channel Faders - Mixer üzerinde bulunan ve kanalları (yani farklı turntable'ları) kontrol etmenize izin veren düğmeler.
Beat - Müziğin vuruş sayısı. Genellikle davullara göre ölçülür.
Measure - Dört beat'lik bir grup.
Phrase - 8 measure'lık (ölçülük) bir grup.
BPM - Beats Per Minute (Dakika başına düşen vuruş sayısı) teriminin kısaca söylenmiş hali. Kaydın hızı, bu şekilde ifade edilir.
Cross Fader - Hoparlörlerden hangi kanalın ne ölçüde duyulacağını ayarlayan sürgü. Cross Fader, genelikle mixer'in ortasında yer alır.
Trainwreck - Kötü yapılmış bir mix.
Dual Player- İki ayrı cd playerin ber çok eklenti ile kombine hale gelmiş hali.
| |
Bir
DJ'in, iki profesyonel turntable'a, bir mixer'a, izolasyonu sağlam bir
kulaklığa, müziğin dinlenmesini sağlayacak bir ses sistemine ve elbette
çalacak plaklara ihtiyacı vardır. Bu listeye dinleyiciler de
eklenebilir ama siz kendi kendinize çalmayacaksınız diye bir kural yok.
Bazı DJ'ler CD kullanır ve bazıları da sadece channel fader kullanarak
mix yapar. Biz burada size evinizde CD tak çıkar yapmayı da, hip hop DJ
olmayı da anlatmıyoruz, o yüzden cross fader kullanarak yapılan mix
üzerinde duracağız. İki kaydı aynı anda çalmak için plakları gayet iyi,
hatta introları (yani parçaların başlangıçlarını) ve outroları
(parçaların bitişlerini) su gibi bilmek gerekir |
BPM NEDİR ?
Evet
Dj lerin en büyük kozu ve profesiyonel anlamdaki en önemli kavram BPM.
Nedir bu Bpm (Beat Per Minute). Kısaca 2 açıklama yaparak bunu 2 madde
halinde anlatmaya çalışayım.
1- İnsan metabolizmasının
performans değerleri göz önünde bulundurularak günün belli saatlerine
belli Bpm değerleri ile hükmetme ve metabolizma ile parelel hareket
etme. Şimdi nedir bu Bpm ? Bir parçadaki dakikadaki vuruç sayısı. Yani
ana tempo sayacı. Yada diğer anlamda Ritim dahada açarsak komik
anlamda. (Dum tıs dum tıs dum tıs) grafiğinden tısları çıkarırsak
geriye kalan dum lar yani vuruşlar bize o parçanın bpm yani vuruş
sayısını verir. Bir parçada Bpm ne kadar yüksek oursa tempoda o kadar
yüksek olur. Bpm in birinci amacı günün belli saatlerinde insan
metabolizmasının gösterdiği reaksiyona bağlı olarak bu değeri düşük
yada yüksek tutmak.Yani tempo grafiğini ayarlamak.
2-
Bpm in 2.en önemli görevi ise Mix yaparken trublanstan uzak yani
karmaşa ve gürültüden uzak daha profesiyonal Mixler yapmaya yardımcı
olmasıdır. Nasıl mı ? Örneğin A parçası şu an çalıyor ve Bpm değeri ise
140 olsun, gireceğim B parçasının Bpm değerininde 140 olması
gerekmektedir ki iki parçayı mix lerken bir karmaşaya ve trublansa meal
vermeyeyim. Bu tekniği kullanırsanız inanın bana inanılmaz geçişler
yani mixler yaparsınız.
şimdi başka bir örnek vereyim A
parçasının BPM değeri 160 gece ilerlemiş ve insan metabolizması daha
daha diye yırtınıp duruyor. Ve çok sevdiğim o B parçasını çalmak
istiyorum ama BPM değeri 180. Şimdi Dj Ayo sizce ne yapmalı..Hemen
açıklıyorum.
Dj ler için üretilmiş profeiyonal Dj playerlerde
bu hizmete yönelik bir sürü aksam bulunmaktadır.( Picment ) ayarlaması
yada Auto Bpm yakalama ve ayarlama. Auto BPM güzel ama kullanmayı
tafsiye etmem. bunu yerine Picment'i kullanmayı tercih ederim ben. B
parçasısnın Temposunu yani vuruş sayısını o parcanın Picment deği ile
oynayarak yani 180 BPM lik parçayı 160 bpm e yaklaştırıp geçişimi
yapıyorum. Hepsi bu kadar.
Aşağıda basit bir Dj Dual Player örneği
görüyorsunuz. Bu cihaz Cd yi koyar koymaz seçtiğiniz parçanın BPM
değerini otomatik okuyabiliyor ve Picment ayarı yapmak için kenrıları
seviye çizgileri ile gösterilmiş pisment düğmelerini görebilirsini..Bu
konu ile ilgili sorularınızı yanıtlamaya hazırım. Saygılar sunarım.
Not : Bu makalem bir çok sitede ismim belirtilmeden kullanılmaktadır. Bu makale tamamen bana aittir.
Dj Ayo
MİX NEDİR?
Dj'liğin temel kavramı MİX. Genel anlamını açıklayacak olursak:
İki
parça arası sekronize geçiş yapma. BPM değerleri doğrultusunda distorta
meyil vermeden ritimleri üst üst üste bindirerek diğer parçayı devreye
sokma. Evet kısaca açıklamış olduk. Mix yapamanın bir çok tekniği
bulunmaktadır. Bunların başında BPM kontrollu geçiş gelmektedir.
Dj Ayo
REMİX NEDİR?
Mix
ve remik herzaman birbirine karıştırılmış iki kavram olmuştur. Aslında
ikisi çok farklı uçlarda kavramlardır. Remix bir parçanın altyapısı ile
oynayıp o parçayı norlmalden farklı şekle sokmaktır. Parçanın ritim
değerleri, hızı, ve bir çok temel yapısı değiştirilerek, çeşitli
efeklerle donatılır. Bu işleme rem
Etrafımızda birçok kişi dj
olmak için uğraşıyor ve software birkaç program kullanmış insanlar ben
dj'im diye geziyor.Arkadaşlar dj olmak istiyorsanız eğer ya bi dj in
yanında asistan olarak işe başlayacaksınız o size ekipmanları öğretecek
yada evinize dj ekipmanları alacaksınız ve çalışacaksınız bilgisayar
programlarıyla sadece başlangıç yapabilirsiniz ilerleme olmaz buyrun
size başlamadan önce işinize yarayacak çoook
önemli bilgiler...
-----------------------------------------------------------------------------
Elektronik Müzik Terminolojisi
Sizi
belki de gelecek senelerin “En İyi DJ’ler” sıralamasına sokacak bu
Yazıları “o ne, bu ne, dur bir İnternete gireyip bakayım o da ne
demekmiş”
diye hayıflanmadan okumak istiyorsanız bir alt satıra buyrun...
Analog: Sürekli değişen elektrik sinyalleri
oluşturan
devre. Genellikle dijital ve sentetik seslere kıyasla daha “sıcak”
tınlayan analog enstrümanlar ve bunlardan çıkan sesleri tanımlamak
için kullanılır.
BPM: (beats per minute) dakikadaki vuruş sayısı...
Davulun kicklerine göre sayılır. Bir nevi tempo anlamı taşır.
Crowd: Bir “event”teki dinleyici kitlesi. Bir
DJ’in takipçileri anlamında da kullanılır.
Cümle: Sekiz ölçüden oluşan birim. (phrase)
Crossfader: Hangi kanalın (yani turntable’daki
plak sesinin) daha çok duyulması gerektiğini ayarlayan ve iki plak arasında geçişi sağlayan buton.
Event: Parti ya da club performansı gibi
elektronik müzik kültürü etkinliklerinin genel adı.
Jogging: Mixing sırasında ritmi hızlandırmak
şeklinde vücut bulan hareket, plağı itmek şeklinde de uygulanabilir.
Label: Plak şirketi.
Platter: Turntable’ın üzerindeki dönen diske
verilen
ad. Bunun üzerine slipmat, onun üzerine de plak konulur. Profesyonel
turntable’ların direct drive (kendinden motorlu) teknolojisiyle çalışan
platter’ları vardır. Kalite açısından biraz daha “fakir”
turntable’lar belt drive (kayış - kasnak sistemi) teknolojisiyle
çalışır. Bunun dezavantajı “scratching” sırasında sorun yaratmasıdır.
Sample: Başka kaynaklardan devşirilmiş ses
örnekleri. Parçaların arasına sıkıştırılması makbuldür.
Scratching: Turntable üzerindeki plağı sağa sola
çekiştirmek, zaman zaman bastırmak suretiyle elde edilen “cızırtı”.
Sequencer: Üst üste kanal kayıt yapıp, kurgulama
imkanı veren donanım / yazılım.
Set: Bir DJ’in, çaldığı süre boyunca oluşturduğu
giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine sahip bir paragrafa benzer yapıda ilerleyen parçalar toplamı.
Slipmat: Platter’ın üzerine yerleştirilen örtümsü
kumaş. Düşük sürtünme özelliğine sahip olanları, üzerine plak konulmak suretiyle scratching’i kolaylaştırır.
Stylus: Tüm ekipmanlar arasında belki de en nazik
yapıya sahip ayrıntı: plak iğnesi. Plağa kayıtlı
müziği okur.
Ölçü: Dört vuruşluk birim.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kısaca Elektronik Müzik Türleri
DJ’lik
kariyerinize adım adım yaklaştığınız şu anlarda, “bu bilgi ileride ne
işime yarayacak” demeden, elektronik müzik türleri ile devam etmekte
fayda var. Bir sonraki aşamamız olan “DJ’lik eğitimi” temelleri işte
burada atılıyor.
Acid Jazz: Klasik jazz altyapısının dijital enstrümanlarla harmanlanması sonucunda varolan “kıpır kıpır” dal.
Örn: Rubin Steiner, Thievery Coporation, Modaji
Ambient: Bateri vuruşları ve BPM’den ziyade
sample, melodi ve enstürman temellidir.
Örn: FSOL, The Orb
Breakbeat: Kökenleri hip hop’a dayanan alternatif
dal. Old-skool teknodan esinlenir.
Örn: Crystal Method
Down Tempo: Sakin ve “cool” duygusuyla on metre
öteden tanınan tür. Kimi zaman iç karartıcı etkisi
vardır.
Örn: Massive Attack, Morcheeba, Tricky
Trip Hop: Nispeten karamsar hislerle donatılmış
aksak müzik. Vokalleriyle öne çıkar.
Örn: Portishead, Archive
Drum’n Bass: Bateri ve sub-bass desteğiyle ayakta duran 160 BPM’lik tür.
Örn: Photek, Squarepusher
Progressive Electronica: Genelde sözsüz vokallerin
ön plana çıkışıyla melodilerle desteklenmesine dayanan müzik tarzı.
Örn: Orbital
House: Yoğunlukla sub-bass ve 4/4’lük samplelardan oluşur.
Örn: Plastikman, Paul Oakenfold
Techno: House’a oranla daha hızlı bpm’lere ve daha agresif bir yapıya sahip tür. Birçok alt dalı vardır.
Örn: Paul Van Dyke, Derrick May, Juan Atkins,
Kenny Larkin
Trance: Techno’yla benzerlikler gösteren tür,
tizlere verdiği önem ve yoğunlukla ayırt edilir.
Örn: Mauro Picotto, Anne Savage yaa...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Alternatif Metodlar: Kendin Pişir Kendin Ye
Eğer
DJ Workshoplarına katılma imkanınız yoksa ya da “ben bir bakışta
çözerim bu işi” diyecek kadar iddialıysanız buyrun size alternatif
kaynaklar. Kimi ünlü DJ’ler tarafından kimi ise ses teknolojisi
profesyonelleri tarafından hazırlanmış
bu DVD ve kitaplar, işin mutfağına atılacak kısa bir turdan çok daha fazlasını vaat ediyor. DVD
Turntable
Technique: The Art of the DJ ($ 17.96 ) DJ Qbert's complete
DO-IT-YOURSELF, Vol. 1 Skratching ($ 33.9 DJ's Complete Guide ($ 17.96)
Instant Pro Series: Cubase Sx 2.0 – Beginner ($
35.96) Ultimate
Beginner Mega Pak: DJ Style – Turntable ($ 22.46) Shaping Your Sounds
With Signal Processors ($35.96) Art of Mixing ($35.96)
Intellect: Techno House Progressive ($ 21.73)
Trance Experience ($ 17.9 Kitaplar The Mobile DJ Handbook, Stacy Zermon
Turntable Basic, Stephen Webber Turntable Technique, Stephen Webber
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Turntable Nasıl Kurulur?
Eğer
belt drive sisteminde işleyen bir turntable kullanıyorsanız lastiğini
kardeşinizden kalan pudrayla bile olsa mutlaka pudralayın; böylece hem
aşınmalara
karşı tedbir almış olursunuz hem de gereksiz titreşimi engellersiniz.
Sonra yayları en hassas ayara getirin, yani yukarıdan vurduğunuzda
(aman
abartmayın) tabla ve kolun birlikte sallanması gerekiyor. Nasıl
tırtıllar asla ve asla kahverengi bot giymezse bir turntable da iki
hoparlör arasına ve
hatta hatta en az iki metre yakınına dahi
konulmaz. Her ne kadar yaylar kendilerince feedback’i engellese de
hoparlörlerden gelen enerji çok yüksektir ve öyle kolay kolay da
yokedilemez. Bu aşamayı da başarıyla atlattıktan sonra, turntable’a
iğne değdiğinde paralel konumda olup olmadıklarını kontrol edin. Hayır,
henüz bitmedi, biraz daha sabırlı olun lütfen... Şimdi aldığınız
iğne
markasına göre overhang ayarlarını yapın ve arkadaki aralığı
sıfırlayın. Bu noktada dikkatli olmak gerek çünkü kafa için ek bir
ağırlık gerekebilir. Anti-Skating (iğnenin plak üzerindeki oyuklardan
kaymasını engellemek için uygulanan sistem) ayarlarını da aradan
çıkarın. Kafanın shell’e paralel olması ve plağın herhangi bir yerine
tamı tamına 90 derece açı çizmesi gerekiyor. Aksi takdirde çizik içinde
kalan bütün plaklarınızı çöpe atmanız ya da bardak altlığı
olarak kullanmanız gerekecek. Kafanız, moving magnet (hareketli bobinli
kartuşlarda,
iğnenin bağlı olduğu mıknatısların, elektrik sinyalini sabit bobin
içerisinde hareket ederek üretmesi) ise bu 2-5mV arasında değişen çıkış
voltajına sahip 47kOHM luk bir dirence sahip demektir. Önemli olan
kafanın kapasitif reaktans’ı, (alternaf akım devresinde kapasitörlerin
gösterdiği frekansa bağımlı direnç) ki bunun kol üzerinde
kullanacağımız kablonun toplamı ile pikap giriş preamplisinin giriş
kapasitansına uydurmak gerekir. Afiyet olsun...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Programlar
Fruity Loops
Fruity
Loops, blok sistemi ile çalışan bir sequencer programı. Performanstan
ziyade prodüktörlük becerilerini de geliştirmek isteyen potansiyel
DJ’lere ve müzik yaratımı ile ilgilenen herkese hitap ediyor. Sınırsız
sayıda yazabildiğiniz “pattern”ları tereyağından kıl çekermişçesine
panele yerleştirip kendi parçanıza sahip olabiliyorsunuz. Programda
melodi ya da akor yazmak için nota değil de sağdan sola ilerleyen
blokları ya da “piano roll” panelini kullanıyor olmak büyükçe bir
avantaj. Fruity Loops, Midi formatında çalişabildigi gibi aynı zamanda
kendi kayıt ettiğiniz sesleri de (wav uzantılı dosyalar) kullanmanız
konusunda kontrolü tamamen size vermiş durumda. Programla gelen
plug-in’ler, emsallerinden beklenmeyecek kadar başarılı üstüne üstlük
işlemciyi bile yormuyorlar. Beste yaparken yorulmayan bir diğer şey ise
gözleriniz; koyu gri arayüz ve değiştirilebilir arkaplanla Fruity,
başında geçireceğiniz saatleri daha çekilir kılmaya and içmiş. Fruity
Loops, şu an dünyada kendi parçalarını üreten bir sürü DJ için
masaüstünde en çok tıklanan kısayol. Rebirth Bünyesinde çok güzel
looplar barındıran, aynı zamanda kendi istediğiniz melodileri de
yazabildiğiniz, müzikle olan top yekün alakanız blok flütten ibaret
olsa bile müzik yapabileceğiniz, hatta sizin için otomatik müzik yapan
bir programdır. Bu yüzden ki “Rebirth’le çok güzel parçalar yapıyorum”
diyenlere kulak asmayın, gerekirse mücadeleci yönünüzü tetikleyip “ben
de
yaparım” cevabını verin.
Unutmadan: Rebirth, müzik piyasasındaki en eski
sequencer programlarındandır.
AtomixMp3
Bilgisayarınızdaki
Mp3’leri mikslemeye yarayan ve Magic tuşuyla gerçek miksing
sihirbazlıkları yapan, Traktor’e geçmek için kullanılması makul DJ'lik
simülatörü. Visual Mix göstergesi, farklı ve zor parça koşullarında
hakimiyet antremanı yapmak için birebir.
Traktor Dj Studio
Sanal
DJ ekipmanının program karşılığı olan Traktor ile ister Mp3 ister wav
formatındaki parçaları kolaylıkla mixleyebiliyorsunuz. Program,
prodüksiyondan ziyade performans bazlı yazıldığı için sanal da olsa
canlı bir Dj setinin aşağı
yukarı nasıl bir şey olduğunu
anlamanıza yardım ediyor. Final Scratch’le uyumlu çalışmasına rağmen
beat-matching işlemi, programın istenirse bunu kendi kendine yapması ve
çalan parçaların beatlerini gösteren bir panele sahip olmasına rağmen,
turntable üzerindeki kadar kolay değil. Bir diğer dezavantajı da
işletim sistemi üzerinden çalıştığı için performans sırasında sihirli
lambadan çıkan bir sistem mesajı ya da daha da acısı çöken program
neticesinde performansın yarıda kesilmesi ne sizi ne de kendi
sistemleri çöküyor bile olsa dinleyicileri, memnun etmeyecektir. Tüm
bunların dışında DJlik, sizin için meslekten ziyade hobi ise ve bir de
standartın biraz üstünde bir donanıma sahip bir bilgisayarınız varsa
Traktor, hem evde kaydedeceğiniz setleriniz anlamında hem de mixing
tekniğinizin gelişmesi açısından size % 100 uygun bir program. Acid
Sonic Foundry tarafından üretilen Acid Pro, kısa ömürlü programlardan
biri olmasına rağmen gerek optimum işlemci kullanımı gerekse kullanıcı
dostu arayüzüyle ses üzerine çalışmak isteyenlerin gözağrılarından biri
oldu. 4.0 versiyonuyla midi üzerinde çalışılmasına olanak tanısa da ne
yazık
ki audio kadar başarı kaydedemiyor. Eğer yeterli donanıma
sahipseniz (ki program, 2003 yılında Sony tarafından satın alınmasına
rağmen şu ana kadar Acid’e özel bir donanım üretilmiş değil) bunu
Acid’e tanıtıp 192 khz 24 bit’e kadar kayıt alıp kolayca loop edebilir,
hatta başka bir kanal üzerinde loop’ladığınız kısma vokal kaydı da
yerleştirebilirsiniz. Gerçekten çok sayıda kanal ve plug-in'i sorunsuz
açabilen program, aynı zamanda kanal üzerinde
bulunan ses kaydını
çok kolay ve efektif bir şekilde kesme ve yerleştirme imkanı da
sunuyor. Progamla beraber gelen plug-in listesi de epey
kalabalık:
amplitude, chorus, distortion, dither, flange/wah–wah, graphic
dynamics, graphic eq, noise gate, paragraphic eq, parametric eq, pitch
shift, resonant filter, reverb, simple delay, smooth / enhance, time
stretch, track compressor, track EQ, track noise gate ve vibrato
bunlardan bir kısmı. Steinberg Wavelab Sektörün uzmanı Steinberg
tarafından üretilen bu
program “audio editing” için üretilmiş en
başarılı programdır. Wavelab’in piyasada bu kadar “nam salmış” olması
real time fx kullanmayı imkanlı kılan ilk program olmasına dayanıyor.
Yani “şu kanaldaki vokale biraz reverb koyarsam ne olur” dediğinizde
yanıt anında karşınıza çıkıyor, render yok dolayısıyla saatlerce
beklemek yok. Adına aldanıp Wavelab’in sadece wav ile çalıştığını
düşünüp programa haksızlık etmeyin. Elinizdeki aif, eu, mp3, rm, paf,
osq, au, snd, sd2 ve tabiki wav formatlı dosyaları açmaya kalktığınızda
inanın reddedilmeyeceksiniz. Program bunların dışında “kasap kurgusu”
tabir edilen kesme, biçme, kopyalama ve yapıştırma gibi ana işlemler
dışında normalize, fade in-fade out, cross fade gibi temel ozelliklere
de sahip. Her ne kadar “beste yapma” imkanı sunmasa da VST plug-in’leri
ile parçayı bitirdikten sonra mastering yapıp 3-D spectrum seviyelerini
almanızı sağlayan programın içinde sizi profesyonelliğe bir adım daha
yaklaştıracak bir phase scope
bulunduğunu da hatırlatmakta fayda var